Kategori

Bitkiler

Kategori

Defne Yaprağı Yakmanın 5 Faydası Sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu maddeler baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. İçerisinde yer alan “mycrene” ve “öjenol” akciğeri ve nefes yollarını temizlemeye yardımcı olur. Hamile kadınların folik asit ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur. Kötü kolesterolü, kandaki glükoz ve trigliserit seviyesini düşürmeye yardımcıdır. İçeriğinde bolca antioksidan barındırdığı için vücuttan toksinleri atar. Not: Çocukların işlemi yapmaları tehlikelidir. Yetişkin bireylerin ise işlemi yaparken dikkatli olmaları gerekmektedir. Şifalı Bilgi Paylaşımları için Instagram Hesabımız: sifali_bilgiler

Atkuyruğu, yaklaşık 400 milyon yıl önce dev gövdeli ağaçlar ve yosunlarla birlikte devasa ormanları dolduruyordu. Atkuyruğu, çiçeksiz bir bitkidir. Soluk bir bitki olan at kuyruğu, ilkbaharda çıkar ve yaz ortasında kaybolur. Bunun için yaz bitmeden, bu bitkiyi bulun ve toplayın. Çünkü anlatacaklarım gerçekten mucizevi. Atkuyruğu genellikle böbrek hastalıklarında, bağ dokusu problemlerinde ve romatizma rahatsızlıklarında kullanılmaktadır. Bunun dışında farklı kullanım alanlarıda var. Ana Uygulamalar Romatizma Böbrek Hastalıkları Bağ Dokusu Problemleri Tıbbi Özellikleri Kan Temizleyici Hemostatik Anti-Enflamatuar Diüretik Uygulamalar Mesane Zayıflığı Böbrek Yetersizliği Dolaşım Bozuklukları Zayıf Adet Görme Kanama Mantar Hastalığı Varis Romatizmal Ağrılar Ödem Yaralar Dermatit Bilimsel Adı Equisetum Arvense Ailesi Atkuyruğugiller : Equisetaceae İçindekiler Silika, saponinler, flavonlar, kalsiyum, potasyum, magnezyum, diğer iz elementleri Nasıl Kullanılır? Atkuyruğu başlıca çay olarak kullanılır. Kaynayan suya atkuyruğu ilave edilir. Silisik asidi bitkiden çözmek için atkuyruğunu en az 20 dakika kaynatmalıyız. Bu çay, idrar sistemine ve bağ dokularına iyi gelecektir. Haricen, çokça kaynattığımız atkuyruğunu banyo suyumuza…

Çobançantası, belki adını ilk defa duyduğunuz veya faydalarını bilmediğiniz bir bitki. İşte bu bitki aslında yol kenarlarında, çayırlarda, tarlalarda hep gördüğünüz ama hiç ellemediğiniz, toplamadığınız bir şifa kaynağı. Çobançantası bazı yörelerde medik, kuşkuşotu ve çıngıldaklı ot diye bilinir. Turpgiller familyasına ait olan çobançantası, düzensiz dişli yaprakları ile kara hindibada olduğu gibi, açılmış bir gülü andırırlar. Çobançantasının bileşimini; flavonlar, potasyum, kanamayı durdurucu bir peptid ve saponinler oluşturur. Kanamaları durdurucu, alçak veya yüksek kan basıncını (tansiyon) dengeleyici, kalp kaslarını güçlendirici, ödem çözücü, adet kanamalarını düzenleyici ve kas erimelerine karşı kullanılmaktadır. Çobançantası, şiddetli adet kanamalarına yaklaşık 8 gün kala günde 2 bardak olarak tüketilirse, etkisini gösterebilir. Bu çay, ergenlik çağındaki adet kanamalarını düzenlemek için de kullanılır. Menopoz dönemindeki her kadın, 4 hafta boyunca günde 2 bardak içmeli, 3 hafta ara verdikten sonra devre devre yinelemelidir. Bebek emziren genç anneler, memeleri şiştiğinde bir süzgecin içinde buğuda pişirdikleri bitkiyi iki bez arasına yerleştirerek, kompres biçiminde uygulayabilirler. Şimdi çobançantasının…

Bütün otları şimdiye kadar inceledim fakat Aloe Vera’nın doğanın en etkileyici şifalı bitkisi olabildiğine inanıyorum. Aloe Vera folik asit, kolin, B1, B2, B3 (niasin), B6, A, C ve E de dahil olmak üzere pek çok vitamin içerir. Aloe Vera B12 içeren bir kaç bitkiden biridir. Aloe Vera’da bulunan minerallar şunlardır; kalsiyum, magnezyum, çinko, krom, selenyum, sodyum, demir, potasyum, bakır, manganez. Amino asitler protein yapı taşlarıdır. İnsan vücudunda yaklaşık 22 amino asit ve bu 22 amino asitten 8’i temel amino asit olduğu söylenmektedir. Vücudumuza gerekli olan amino asit miktarını Aloe Vera karşılayabilmektedir. Aloe Vera aynı zamanda yağ asiti içeren etkileyici bir bitkidir. Bu yağ asitleri, hasımsızlığı gidermede büyük rol oynarlar. Bilimsel araştırmalar, Aloe Vera’nın polisakkaritler için güçlü bir bağışıklık düzenleyici olduğunu söylüyor. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kanser tümörlerini ortadan kaldırıyor. Düzenli olarak Aloe Vera kullanılması, eklem iltihablarını hafifletir. Cilt hastalıkları içinde en sık rastlananı, bebeklerde görülen “atopik” için Aloe Vera’nın çok faydalı…

Siyah çay ülke genelinde sudan sonra en çok tüketilen içecektir. Sabah kahvaltılarının, öğle saatlerinin ve akşam yemeklerinden sonra hayatın bir vazgeçilmezi haline gelmiştir. Yeşil çay, beyaz çay ve siyah çay aynı bitkiden elde edilmektedir. Ancak en çok tüketilen siyah çay yeşil çay ve beyaz çaydan daha farklı işlemlere tabii tutulmaktadır. Siyah çay üretimi yapılırken diğer çaylara oranla bitkinin yaprakları daha fazla oksitlenir. Bu nedenle de dem ve tat olarak diğer çaylardan daha yoğun bir tada sahip olur. Siyah çay için çay yaprakları daha fazla oksitlendiği için besin değeri düşer. Çayın insan sağlığına faydaları oldukça fazladır. Ancak gün içinde 3 fincandan fazla 3 dakikadan fazla demlenmemesi gerekir çay içmek bazı rahatsızlıklara yol açabilir. Siyah  Çayın Zararları Çay yemekler ile aynı anda içildiğinde tüketilen gıdalardan alınan demir emilimi azaltıcı etki yaratır. Vücutta yaşanan demir eksikliği anemiye yol açabilir. Günde 3 fincandan daha fazla çay içen kişi su içme ihtiyacı hissetmez. Ancak çay vücudun su…