İltihaplı Romatizma (Romatoid Artrit)

İltihaplı Romatizma (Romatoid Artrit)

Özet

Romatoid artrit hastalığının en sık görülen formu iltihaplı romatizmadır. Bu hastalıkta, bağışıklık sisteminin işleyişinde bir değişiklik vardır. Vücut, eklemlerin kendilerine ve onları yok eden farklı dokulara saldıran antikorlar üretir. Bu yüzden otoimmün hastalıklar olarak adlandırılır. Kadınları erkeklerden daha fazla etkiler.

Romatoid artritin nedenleri açık değildir. Ancak genetik faktörler ve bağışıklık sisteminin değişimi arasında bir ilişki vardır. Tipik semptomlar gece ağrısı ve eklemlerdeki sertliklerdir. Genellikle iki taraflı ve simetriktir. Zamanla ve etkili tedavi olmadan eklem deformasyonu meydana gelebilir.

Romatoid artrit tanısı; fiziksel muayeneyi, analitik parametreleri, el ve ayakların x ışınları üzerindeki bulguları içeren tanı kriterlerine uygunluğuna dayanır. Olası komplikasyonları önlemek veya geciktirmek için belirli ve etkili bir tedaviye erken başlamak önemlidir.

Tanım

Romatizma kavramı altında bir dizi farklı romatizmal hastalık gruplandırılır. Romatoid artrit olarak da adlandırılan, kronik poliartrit ya da sadece iltihaplı romatizmal hastalıkların en yaygın şeklidir. Bağışıklık sistemi; vücudun kendisinin savunması için eklemlere ve farklı dokulara yanlışlıkla saldırır ve onları yok eder. Romatoid artrit çoğunlukla eklemlere ve daha nadiren de göz ve deri gibi iç organlara saldırır.

Enflamatuar hastalık olarak en yaygın olan iltihaplı romatizma, Avrupa’da yılda 100.000 kişi başına 20-300 vaka arasındadır. Yüzde olarak %0.3 ile %1 arasındadır. Hastalık, kadınlarda erkeklere göre iki katına çıkar. Romatoid artrit her yaşta ortaya çıkabilir, bu nedenle yaşlı insanların tipik bir hastalığı değildir. Hastalık genellikle 35 ila 45 yaş arasında, aynı zamanda 60 yaşında veya daha fazla yaşı olanlarda görülür.

Nedenleri

Romatoid artritin nedenleri hala kesin olarak bilinmemektedir. Muhtemelen bağışıklık sistemi hücrelerinin vücuda salgıladığı otoimmün bir süreçtir. Yıkıcı inflamatuar reaksiyona katılan farklı dokular vardır. Romatoid artritte genetik katkının %60 olduğu tahmin edilmektedir.

Semptomlar

Belirtiler tipik romatoid artrit gibidir:
• Artiküler ağrılar; ağırlıklı olarak gece ve sabah.
• Eklemlerin sabah sertliği 15 dakikadan fazladır.
• İltihaplı eklemler, tipik olarak metakarpofalangeal eklemler ve proksimal interfalangeal eklemler.
• Yorgunluk ve bitkinlikle birlikte genel rahatsızlık hissi.

İlk aşamada bir kaç eklem etkilenmiş olsa da poliamrit denilen yani çok sayıda küçük ve büyük vücut eklemlerinin iltihabı gelişir. Genellikle el ve ayak eklemlerini etkiler. İstisnai olarak boyun eklemlerini de etkiler.
Hastalığın sonraki evriminde tipik eklem deformiteleri gelişebilir:
Burst ulnar deviation: Parmaklar içe doğru sapar. Ulna, önkolun iki kemiğinden biridir ve küçük parmağın uzantısında bulunur.
Kuğu boynu deformitesi: Parmakların deformitesi; aşağıya doğru eğilir.
Düğme iliği deformitesi: Proksimal interfalangeal eklemlerin eklemleri yukarı doğru bükülür.
Romatoid nodüller: Eklemlerin ekstansör taraflarında ve bazı tendonların yüzeyinde büyüyen elastik nodüller bulunur.
Fakat sadece eklemleri etkilemez, aynı zamanda diğer organları da etkileyebilir:
Akciğerler: Akciğerlerin (pulmoner fibrozis) veya plöritin bağ dokusu artmıştır.
Kalp: Perikardit.
Gözler: Oküler duvarın farklı katmanlarının iltihaplanması (sklerit ve episklerit).
Cilt: Romatizmal nodüller ile birlikte ayakların arkasında kısmen büyük cilt defekti olan küçük damarların (vaskülit) iltihaplanması.
Tükürük ve lakrimal bezler: Kuru ağız ve gözlerle, kronik iltihaplanma (sjögren sendromu)

Teşhis

İltihaplı romatizmayı teşhis etmek için seçenekler ve bunun sonuçları önemlidir. Hissettiklerimiz ve raporlamalar arasında farklar olabilir. Fiziksel muayene, laboratuvar sonuçları ve radyolojik muayene önemlidir.
Tipik kan değerleri değişimleri, laboratuvar testleri, juxtaartiküler osteoporoz incelemesi, erozyonlar gibi geç kalınmış ciddi atloaxoid subluksasyon yani servikal omurganın kafatasındaki eklemde yer değiştirmesi gibi gözlemlemeler önemlidir.
Ellerin ve ayakların röntgenleri, erken tipik değişiklikleri tanımlamak için çok uygundur.

Tedavi

İltihaplı romatizmada disiplinli olarak ortopedik, fizik tedavi veya romatoloji tedavisi gerekmektedir. Ancak ilaçlar, kortikosteroidlerin intraartiküler enjeksiyonu, fizyoterapi ve rehabilitasyon ile tedavi yöntemleri mevcut olsa da cerrahi tedavi en çok yaygın olandır. Fakat cerrahi tedaviye sadece bu hastalıktan muzdarip olanlar girebilir. Kalp hastası, romatoid artriti kötü yönde etkileyecek hastalıklar ve bununla ilgili ameliyata girmesine engel olacak hastalığa sahip olanlar cerrahi tedaviye uygun değillerdir.

Şimdiye kadar romatoid artritin nedenlerini tıpta tedavi etmek mümkün olmamıştır. 1990’lara kadar, romatoid artrit neredeyse sadece analjezik ve anti-enflamatuar ilaçlarla ve ayrıca bağışıklık hücrelerinin proliferasyonunu azaltan ilaçlarla tedavi edildi. Yıkılan eklemler ise kısmen eklem protezleriyle değiştirilebildi.

Herbalist İsmail Yıldız ise kendi yöntemlerini geliştirerek ve bitki araştırmalarına dayalı verileriyle bu hastalığı tedavi etmiştir. Kendisine gelen hastaların %90’ı tedaviden memnun olmakla birlikte %10’unda sadece düzensiz kullanımdan dolayı iyileşme tam olarak sağlanamamıştır. Herbalist İsmail Yıldız “Bu hastalığı atlatmanız için vereceğim ürünleri düzenli kullanmalısınız” diyor. Hastalığı tedavi ettiği ürünler ise şu şekilde oluşmaktadır;
• Sarımsak & Geven Otu Bitkisel Aromatik Karışım
• Kolloidal Gümüş Suyu
• Kolloidal Altın Suyu
Ayrıca tedaviye yardımcı olması için “Ardıç tohumu, ısırgan yaprağı, kiraz sapı, civanperçemi, sinirli ot” bitkileriyle yapacağınız karışımı çay olarak tüketmenizi tavsiye ediyor.

Farmakolojik terapötik önlemlere ek olarak; yürüyüş yapmak, yüzmek, bisiklet sürmek veya jimnastik yapmak gibi tüm eklemlerin eşit olarak kullanıldığı düzenli fiziksel egzersizler tavsiye edilen fiziksel önlemlerdir.

Diyet

Artrit, eklemlerin ve periartiküler dokuların işlevlerinin iltihaplı bozuklukları olan bir hastalıktır.
Faydalı Besinler:
• Yüksek seviyede C vitamini içeren ve antioksidan özellikte olan sebze ve meyveler (turunçgiller, biber, çiğ patates suyu, havuç, pancar, salatalık, soğan, elma)
• Taze sebze veya meyve salataları
• Kızılcık meyvesi
• Taze sıkılmış sebze veya meyve suları (örneğin; elma suyu, havuç suyu, kereviz suyu)
• Zengin kalsiyum içeren laktik asitli besinler
• Yüksek miktarda omega 3 içeren balık yağları
• Yağ asitleri bakımından bazı balıklar (alabalık, uskumru, somon)
• Bitkisel protein için mercimek ve karabuğday lapası
• Tavuk, hindi, tavşan eti ve haşlanmış tavuk yumurtası
Yenmemesi Gerekenler:
Bu besinleri sınırlandırın veya hiç tüketmeyin.
• Baklagiller, ıspanak, kuzukulağı, ızgara etler, sosis, füme et, sakatatlar, et suyu, alkol, tuz, şeker, yüksek derecede karbonhidrat ve yağ içeren besinler, baharat ve baharatlı gıdalar, hardal, turp, sığır eti, kuzu eti, konserve gıda, turşu, hamur işi, yüksek kafein içeren kahveler, çay, dondurma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir