Hastalıklar

Kısırlık – Üreme Bozukluğu Tedavisi

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr

Kısırlık – Üreme Bozukluğu Tedavisi

Özet

Birçok çift çocuk sahibi olmak ister, ancak bazıları hamilelik için boşuna uğraşır. Bununla birlikte, çocuk sahibi olma arzusu kısırlık veya üreme yetersizliği nedeniyle yerine getirilmediğinde, bunu başarma umutları mutlaka kötü olmak zorunda değildir.

Hamilelik uzun süre korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gerçekleşmezse, erkek ve kadının tıbbi muayeneye girmesi en iyisidir. Kısırlık ya da üreme bozukluğunun nedenini tedavi etmek ve nihayetinde doğal olarak bir çocuk sahibi olmak mümkündür.

Tıbbi anlamda kısırlıktan şüphelenilmesi için 35 yaşın altındaki çiftlerin en az bir yıl, 35 yaşın üzerindekilerin de yaklaşık 6 ay korumasız düzenli cinsel ilişkide bulunmuş olmaları gerekmektedir. Ayrıca bu süre içinde girilen ilişkinin sıklığı da önemlidir. Örneğin her gün ya da çok seyrek aralıklarla ilişkiye girmek gebelik elde etme şansını azaltmaktadır. Her gün cinsel ilişkiye giren erkeğin sperm sayısı, olgunluğu ve kalitesi düşmekte ve dolayısıyla döllenmenin gerçekleşme olasılığı azalmaktadır.


Tanım

Kısırlık bir üreme bozukluğudur. Kısırlık terimi, her iki cinsiyetle ilgili olarak kullanılır. Düzenli aralıklarla ve ortalama bir yıl kadar korumasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi bir kısırlık belirtisi olarak bilinmektedir. Kadın ve erkekte doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan bazı hastalık ve patolojilerin kısırlığa sebep olduğu ya da kısırlığın habercisi olduğu da bilinir.

Kısırlık iki türlü olabilir:

  • Primer infertilite (birincil kısırlık); En az bir yıl süreyle korunmamaya rağmen hiç gebelik oluşmaması durumudur.
  • Sekonder infertilite (ikincil kısırlık); Önceden gebelik oluşması sonrasında tekrar çocuk isteme durumunda en az bir yıl korunmamaya rağmen yeni bir gebelik olamaması durumudur.

Kısırlık nedeniyle başvuran çiftlerde, %40 oranında erkeğe bağlı, %40 oranında kadına bağlı ve %20 oranında da her iki eşe bağlı nedenler saptanır.

Erkekte kısırlık sebebi genellikle yapılan sperm tahlilinde total hareketli sperm sayısının az olmasıyla ortaya çıkar. Bunun hesaplaması; volum*sayı*a+b hareketli sperm sayısı ile hesaplanır. Elde edilen değer 10 milyonun üstünde ise normal, 5-10 milyon arasında ise aşılama, 5 milyonun altında ise direkt tüp bebek yapılmalıdır.

 

Kadına ait sebepler; genellikle yumurtalığa ait sebepler (polikistik over, over yetmezliği, endometriozis) tüplere ait sebepler(tıkanıklık olması, tüplerin yokluğu, rahim ve tüplerin doğuştan beraber anormallikleri), rahime ait sebepler (rahim içi perde, polip ve yapışıklıklar), hipofiz ve hipotalamusa ait sebepler, troid bezi ve süt hormonu anormallikleri en sık görülen sebeplerdir.


Nedenleri

Hem erkek hem de kadınları etkileyen en sık kısırlık nedenleri arasında şunlar yer almaktadır;

  • Zihinsel faktörler
  • Çevresel faktörler
  • Stres
  • Kötü beslenme
  • Fazla kilo veya az kilo
  • Alkol tüketimi ve fazla kahve
  • Tütün
  • Uyuşturucu bağımlılığı
  • İlaçlar
  • Metabolik hastalıklar
  • Bağışıklık sistemi bozuklukları
  • Enfeksiyonlar

Semptomlar

Erkeklerde kısırlığın özel bir belirtisi bulunmamaktadır. Düzenli korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 1 ya da 2 yıllık süre içerisinde çocuk sahibi olamama durumu kısırlık belirtisi olarak kabul edilir. Ancak erkekte kısırlığa neden olabilecek altta yatan hastalığa bağlı olarak bir takım ek belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtiler direkt olarak testislerde değil ise hastanın bunları kısırlık ile ilişkilendirmesi çok olası değildir. Ancak, testislerde olan ağrı, şişme; peniste akıntı gibi bulgular da kısırlık belirtisi olabileceği için hasta için uyarıcı olabilir.

Bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyen kısırlık, çoğu kadın için pek çok işaretle sinyal vermektedir. Üreme çağındaki kadınlarda en basit kısırlık belirtisi adet kanamalarındaki düzensizliklerdir. Örneğin iki adet dönemi arasının 21 günden daha kısa ya da 35 günden daha uzun olması yumurtlama düzensizliklerinin ve dolayısıyla da kısırlığın belirtisi olarak algılanabilmektedir. Bununla birlikte anormal derecede çok yoğun ve uzun süreli kanamalar ya da 2 günden kısa süren, damlalar halinde geçen adet dönemleri de yumurtlamada problem olduğuna işarettir. Ayrıca kadının cildindeki dokusal ve yapısal değişiklikler, fazla sivilcelenme, aşırı kıllanma, saç dökülmesi, ani kilo alma ya da kilo kaybetme, sırt ve bel ağrıları, cinsel ilişki sırasında şiddetli ağrı hissetme de kısırlık belirtileri olabilmektedir. Emzirme dönemi içinde olmamasına rağmen kadının göğüslerinden beyaz renkli süt kıvamında bir akıntı gelmesi de kısırlık belirtisi olarak algılanmaktadır.


Teşhis

Kısırlık, her çocuk sahibi olmak isteyen çift için korkulan bir durumdur. Ancak çocuk sahibi olamamanız kısır olduğunuz anlamına gelmiyor; sadece önünüzde uygun tedavi yöntemleri ile aşılması mümkün bir süreç olduğunu gösteriyor.

Kısırlığın sebebinin araştırılmasında hastanın detaylı tıbbi sorgulaması ve genel jinekolojik muayenesinin ardından adetin 3. günü FSH, LH, E2, TSH, PRL gibi hormonlara tetkikler yapılmalı, erkek eşin sperm tahlili ve rahim filmi çekilmelidir. Bu tetkikler yapılmadan kesinlikte tedaviye başlanmamalıdır. Ayrıca bu tetkiklerden rahim filmi hem hastaların korkusu hem de ilk etapta yapılması istenmeyen bir tetkik olduğu için yapılma zamanı ötelenebilmektedir. Rahim filmi tek başına tetkik değil aynı zamanda çekim sonrası rahim ve tüplerin temizlenmesine bağlı olarak kendiliğinden tedavisiz gebelik oluşumuna sebep olmaktadır. Yani tedavi edici özelliği de bulunmaktadır. İnferetilite tetkikleri gerekirse laparoskopi ve histeroskopiyle devam edebilir. Tüplerde tıkanıklık, endometriosiz şüphesi veya yumurtalık kisti varsa laparoskopi yapılabilir; şayet rahim içinde yapışıklık, rahim içi polip, rahim içinde perde varsa histeroskopi yapılabilir.


Tedavi


Diyet

Bu sorunla mücadelede önemli bir rol, beslenme şeklidir.

  • Meyve şekeri spermin olgunlaşmasına yardımcı olduğu için taze meyveler tercih edilmelidir. Örneğin; elma, portakal, greyfurt ve limon ile sağlıklı meyve şekeri ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
  • Deniz ürünleri spermi daha aktif hale getirir. Çinko, selenyum, molibden bakımından zengin olan kalamar, karides ve ıstakoz bu alanda başarılıdır.
  • Baklagiller, kabak çekirdeği, fındık, kaju ve antep fıstığı gibi besinler sperm kalitesini arttırmaya yardımcı olur.
  • Enflamatuar süreçleri gideren, spermlerin konsantrasyonunu artıran ve likopen bakımından zengin olan domates tercih edilmelidir.

Kadınlar için yararlı besinlere ihtiyaç vardır.

  • Yumurta hücresinin olgunlaşmasına yardımcı olan fosfor; faydalı yağ oranı yüksek deniz balıklarında bolca bulunur
  • U vitamini; beyaz lahana, uterus aktivitesini uyarır ve adetlerin yenilenmesine yardımcı olur ve akışlarını iyileştirir
  • B, C, E vitamini ve magnezyum; fındık, esmer pirinç, yulaf ezmesi, narenciye, kepek ekmeği, fasulye

Bir çiftin birlikte sağlıklı beslenmesi önemlidir.

  • Kurutulmuş meyveler; özellikle incir, kayısı, erik, üzüm
  • Süt ve süt ürünleri; organik süt, ev yapımı yoğurt
  • Baharatlar; fesleğen, safran, kekik, anason, zencefil
  • Sığır ve kuzu eti
  • Bol sebze ve meyve
  • Organik bal
  • Yeşillikler

Zararlı Besinler

  • Etten fazla yağ bulunan et türleri
  • Mantar çeşitleri
  • Füme et, konserve yiyecek, sosis, peynir
  • Turp, şalgam ve rutabaga
  • Beyaz pirinç, makarna, irmik, nişasta, soya
  • Alkol, kahve ve gazlı içecekler
  • Tuz ve şeker
  • Kızartılmış ve baharatlı yiyecekler
  • Yarı mamul ürünler